Namık Kemal Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri

namık kemal

Namık Kemal (1840 – 1888)

Namık Kemal’in Hayatı

Vatan şairi denince akla gelen ilk isim olan Namık Kemal Tekirdağ’da doğdu (1840). Annesini kaybedince, annesinin babası Abdüllatif Paşa’nın yanında özel bir öğretim görerek Kars’a ve Sofya’ya gitti. 1857’de İstanbul’a döndüğü zaman karşımızda Fransızca bilen ve divan şiiri konusunda kendini yetiştirmiş bir Namık Kemal bulunuyordu. Öyle ki kendisinin küçük bir divanı bile vardı. Sanatçı önce Babıali Tercüme odasında memur oldu. Şinasi ile tanışıklığı onu  Tasvir-i Efkâr gazetesinde yazmaya yöneltmiştir. 1865’de Şinasi’nin Paris’e gitmesi nedeniyle, bu gazeteyi tek başına yürütmek zorunda kaldı. Namık Kemal Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri

Namık Kemal’in Tasvir-i Efkarda yazdığı makaleler Abdülhamit’in İstibdat İdaresi tarafından sakıncalı görüldüğünden gazetenin faaliyetlerine son verilerek yazarları çeşitli yerlere sürgüne gönderildi. Namık Kemal’de 1867 yılında bir diğer sakıncalı görülen kişi Ziya Paşa ile birlikte Fransa’ya kaçtı. İki sanatçı Osmanlı Devleti’nde meşrutiyet rejimi kurmak amacıyla kurulan Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin yayın organı olan Hürriyet gazetesini 1868’de Londra’da çıkarmaya başladılar.

Meşrutiyet rejimi ilan edilince, Namık Kemal ve diğer siyasi yönden sakıncalı görülen kişiler affa uğradı. Bu durum üzerine İstanbul’a dönerek 1870’te İbret gazetesini çıkarmaya başladı. Ancak yalnızca 19 sayı çıkarılabilen bu gazete de kapatıldı ve Namık Kemal, Gelibolu Mutasarrıflığına tayin edildi. Bir süre sonra bu görevden azledildi ve İstanbul’a geri döndü. 1873’te İstanbul’da kaleme aldığı “Vatan yahut Silistre“ adlı tiyatro oyunu sahnelenince halk galeyana gelerek gösteriler yaptı. Bunun üzerine Namık Kemal Kıbrıs’ta bulunan Magosa Zindanı’na sürgün edildi. Namık Kemal Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri

1876’da Namık Kemal, Abdulaziz’in tahttan indirilmesiyle serbest bırakıldı; tekrar İstanbul’a döndü. Kanun-i Esasi Encümeni’nde çalıştı. 1877’de bu defa 2. Abdülhamit’in hışmına uğrayarak Midilli Adası’na mutasarrıf olarak gönderildi. Daha sonra aynı görevle Rodos ve  Sakız Adalarına nakledildi. 2 Aralık 1888’de Sakız adasında zatürreeden öldü.

Namık Kemal’in Edebi Kişiliği

Namık Kemal, Yahya Kemal’in de dediği gibi “meydan adamı” bir kişiliğe sahiptir. O bir sanatçıdan daha çok bir dava adamıdır. Tanzimat Dönemi’nde ortaya çıkmış vatanseverlik, hürriyet, meşrutiyet, bağımsızlık gibi kavramlara sıkı sıkıya bağlıdır. Ona göre Batılılaşmak gereklidir, ancak özünü kaybetmemelidir.

Namık Kemal’e göre edebiyat, milletin uyandırılması, geniş topluluklara hitap edilmesi için bir vasıtadır. O, gazeteciliğe ve tiyatroya, bu nedenle önem verir. Türk nesrine ve tasvir gücüne yeni bir soluk getirir. Onun düşünce bakımından gelişmesinde, Fransızca’yı öğrenmiş olması, Şinasi ile tanışması ve Avrupa’yı görmüş olması etkili olur. Makale ve eserlerinde İngiliz filozofu Locke ve Fransız eğitimcisi J. J. Rousseau’dan yararlanır. Namık Kemal Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri

Batı tesiri, onun nesirlerinde belirgindir. Edebiyata ve sanata estetik açıdan bakmaz, sanatı toplum için kullanır. Eski edebiyata en çok hücum eden, yeni edebiyatı en çok savunan odur. Dilin sadeleştirilmesi gerektiğini savunur. Onun üslubu, eserlerinin yapısına göre değişiklik arz eder. Canlı, hareketli ve renkli bir anlatım özelliği vardır. Mübalağa, söz oyunları, seciler eserlerinde görülür. Bu durum eski edebiyatın etkisinden kurtulamadığını gösterir. Nazım dili gibi, nesir dili de sağlam ve heyecanlıdır. Nesirde tekrir sanatını çok kullanır. Sade bir dil ve üslupla yazdığı tiyatroları dışında, diğer eserlerinde sanatlı bir üslup dikkati çeker.

Namık Kemal, edebiyatı bir dil meselesi olarak algılar. Ona göre halk eski edebiyatı dilinden dolayı anlamamaktadır. Dil konusunda; Türkçe dil bilgisi kuralları oluşturulmasını,  Türkçe bir sözlük yazılmasını, yabancı dillerden alınan sözcüklerin dilimizde kullanıldıkları anlam ve imla özelliklerinin belirtilmesini, dilimizin öğretimini dikkate alan bir belagat (güzel konuşma) kitabının yazılmasını ve okutulmasını ister. Namık Kemal hem şiirde hem de nesirde güçlü bir üsluba sahiptir. Türk nesrini gür sesiyle ve kudretli nefesiyle diriltir ve kuruluktan kurtarır. Vatan, millet, hürriyet aşkı, tarih sevgisi, ahlak ve fazilet gibi kavramlar, onun eserlerinde ortak temalar olarak ortaya çıkar.

Namık Kemal’in Şinasi ile tanışıncaya kadar yazdığı şiirler, klasik edebiyat kültürünün etkisiyle tamamen divan şiiri çerçevesindedir. Onun bu ilk devrede yazdığı eski tarzdaki şiirleri, dini – tasavvufi ve aşk şiirleri karakterindedir.
Şinasi ile tanıştıktan sonra, divan şiirinin özelliklerinden ve tasavvuftan sıyrılarak hayata, çevreye ve Batı dünyasına yönelik bu devre, onun sanatında ikinci devredir. Düşünce bakımından batılıdır. Sosyal içerikli şiirler yazar. Eski şiire bağlıdır; ancak özde bir yenilik ruhu vardır. Eski şiiri 19. yüzyılın kültürüyle kaynaştırır. Namık Kemal Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri

Şekil bakımından eski, muhteva bakımından yeni olan şair, gazelden vatani şiire geçer. Şiirlerinde gazel, kaside ve musammat şekillerini kullanır. Şiirlerinin çoğu eski tarzda olmakla birlikte, divan nazmının şekle ait bütün özelliklerini göstermez. Özellikle kasidelerinde eski şiirden ayrıldığı açıkça görülür. Şiirlerinde müstakil beyit, yani parça anlayışını terk eden Namık Kemal, bütüne yönelir. Nükte ve manzumdan uzaklaşır, berrak, akıcı ve tabii bir anlatıma ulaşır. Tasvirleri soyut olmaktan kurtulur, gerçek hayata ve tabiata açılır. Aşk ve tabiat şiirleri, bu yeni anlayış içinde anlam kazanmaya başlar. Hem şekil, hem de muhteva bakımından kendisini yenileyen sanatçı, vatan, millet, hürriyet, meşrutiyet kavramlarını şiire sokar. Batı estetiğini benimserken, Victor Hugo’dan etkilenir. Namık Kemal Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri

Namık Kemal, batıdan aldığı fikirleri, ilhamları yerli kültürle birleştirir. Şiirlerinde Avrupaî tarzda kafiye düzenine yer verir. Abdulhak Hamid’den sonra, Türk şiirini şekil bakımından yenileştirme sürecinde yer alır. Genellikle aruz veznini tercih eden şair, hece ölçüsüyle de şiir denemelerinde bulunur; halk söyleyişine yaklaşmaya çalışır.

Namık Kemal, dönemin edebi romancısıdır. Ona göre: “Roman, baştan geçmemiş olsa bile, geçmesi mümkün olan bir vakayı, ahlak, adet, duygulara ve her türlü ihtimallere göre genişleterek yazmaktır. Mizacı ve etkilendiği yazarlar itibarıyla roman ve oyunlardan “romantizm” akımının tesirleri altındadır. Mekan ve olay tasvirlerinde realist, tabiat ve karakter tasvir ve tahlillerinde ise romantiktir. Üslubu özentili ve sanatkaranedir. Tekniği zayıftır. İntibah ve Cezmi romanlarında bu özellikler görülmektedir. Namık Kemal Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri

Namık Kemal, tiyatroyu bir eğlence olarak kabul eder; fakat ona göre tiyatro, eğlencelerin en yararlısıdır. Tiyatro eseri seçkin bir topluluğa belli düşünceleri rahatlıkla aşılayabilir. Bu anlayış, onu tiyatro eserleri yazmaya iter. Tiyatromuzun yeni olduğunu ve onu geliştirmek gerektiğini söyler. Tercüme yoluyla sahne tekniğini sağlamayı tavsiye eder; tiyatroda konuşma diline yer verilmesini ister. Romantik tiyatronun etkisinde kalan yazar, teknik yetersizliğine karşılık, dilde başarılı görülür. Gelibolu’da iken tamamladığı Vatan Yahut Silistre dışında, diğer oyunları (Zavallı Çocuk, Celalettin Harzemşah, Gülnihal, Akif Bey, Kara Bela) okunmak için yazılmış dram türünde oyunlarıdır. Bunlardan Gülnihal diğerlerine göre teknik yönden kuvvetli bir eserdir.

Namık Kemal’de nesrin gazeteciliğe başladıktan sonra ön sıraya geçtiği gözlenir. Tasvir-i Efkâr, Hürriyet ve İbret’te fiilen gazetecilik yapan Namık Kemal; Mirat, Basiret, Diyojen, Hadika, İttihad, Sadakat, Vakit, Muharrir ve Mecmua-i Ebüzziya gibi bir çok gazete ve dergilerde yazılar yazmıştır. Onun gazetecilik hayatı, 1862 – 1873 yıllarını kapsar. Çeşitli gazetelerde yazdığı makaleleri, “Makalat-ı Ebediyye” adı altında yayımlanır. Makaleleri siyasi çizgide gelişir. Meşrutiyet düşüncesiyle ülkeyi çağdaş ölçülere yaklaştırmaya çalışır. Parlamentor sisteme geçiş için gerekli bilgileri aktarır; bu bilgiler, zamanına göre tamamen yeni ve çağdaştır; aynı zamanda İslamî esaslara da bağlıdır. Namık Kemal Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri

Namık Kemal’in eserleri arasında tenkit yazıları da önemli bir yer tutar. İrfan Paşa’ya mektuplar, Mes Prisons Muhazenamesi, Renan Müdafaanamesi, Tehrib-i Harabat ve Tekib-i Harabat adlı eserleri, tenkit türünün en güzel ve başarılı örnekleridir. O, tenkitlerinde eski edebiyatı yıkmak ve yeni edebiyatı kurmak yolunda çaba gösterir. Siyasi ve politik çizgide eleştirileri de vardır. Tanpınar’a göre, ilk eleştirmenimiz Namık Kemal’dir. Tenkit, roman ve tiyatro ilk defa edebiyatımıza onunla gelmiştir.

Namık Kemal’in edebiyata ve günlük hayat ve memleket meselelerine yönelik mektupları da büyük bir yer tutar ve önem taşır. Tanzimat geleneğine uygun bu mektuplar fikir ağırlıklı, eleştirel nitelik gösterir. Mektupların bir kısmı aile fertlerine, bir kısmı da dönemin ünlü edip, fikir ve ideal arkadaşlarına yazılmıştır. Namık Kemal Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri

Namık Kemal, zengin bir tarih bilgisi ve şuuruna sahip bir şahsiyettir. İslam ve Osmanlı tarihleri üzerine incelemelerde bulunmuş; Fatih devri sonlarına kadar büyük bir “Osmanlı Tarihi” yazmıştır.

Namık Kemal’in Eserleri

Yeni türlerin edebiyatımıza girmesinde ve yayılmasında öncülük eden Namık Kemal’in başlıca eserleri şunlardır:

Nesirleri

  1. Vatan Yahut Silistre: Dört perdelik bir dramdır. 1853 – 1856 yılları arasında cereyan eden Osmanlı-Rus Savaşı (Kırım Harbi)’nda Silistre Muhasarasını konu edinir.
  2. Âkif Bey: Beş perdelik bir oyundur. Yiğit bir kocaya ihanet eden bir kadının aile ve toplum hayatındaki olumsuz etkisini konu edinen bir eserdir. Eserde vatan sevgisi, lirik söyleyiş örnekleri ve hece vezniyle yazılmış manzumeler görülür.
  3. Zavallı Çocuk: Üç perdelik bir oyundur. Ana ve babalarının zoruyla görmeden evlenmek durumunda kalan genç bir kızın trajedisini konu edinir. Eserde, Victor Hugo’nun Hermani adlı eserinin etkisi söz konusudur. Bu oyun kendisinden sonra, Recaizade Mahmud Ekrem’in Vuslat ve Abdülhak Hamid’in İçli Kız adlı oyunlarında etkisini gösterir.
  4. Gülnihal: Diğer adı Raz-ı Dil olan bu eser, beş perdelik bir oyundur. Zulme karşı koyan ve öç alma düşüncesini işleyen bu oyun, taşrada zalim bir sancak beyi olan Kaplan Paşa’nın halka çektirdiği eziyetler karşısında, yılmadan yapılan direnişi konu edinir. Eserin tekniği ve kompozisyonu sağlamdır.
  5. Celalettin Harzemşah: On beş perdelik bir oyundur. İlk baskısında “Mukaddime-i Celâl” yoktur; ikinci baskıda eklenmiştir. Konusunu Harzamşahlar Devletinin son hükümdarı Celalettin Harzemşah’ın hayatından, kahramanlıklarından ve Moğollara karşı giriştiği savaşlardan alır. Eser, İslam Birliği düşüncesini savunur. Eserde, Shakespeare’in etkisiyle Victor Hugo’nun Cromwell’ine benzer taraflar görülür. Altmış dokuz sayfadan oluşan önsüzüyle bir başka önem kazanır.
  6. Kara Belâ: Beş perdelik bir oyun. Yazarın en zayıf eseri olduğunda birleşiliyor. Hindistan’da Babürlüler Devleti’nde saraydaki haremağalarının çevirdikleri türlü entrikalar konu edinir. Hint Padişahı’nın kızı Behrever ile Vezirin oğlu Mirza Hüsrev arasındaki aşkı işleyen bu eder, çeşitli özellikleriyle bir yerli dram özelliği taşır.

Romanları

  1. İntibah: Namık Kemal’in ilk romanıdır. İyi yetiştirilmiş bir gencin kötü bir kadına tutulması yüzünden uğradığı maddi ve manevi yıkımdan duyduğu pişmanlığı konu edinir. Bu nedenle esere, başlangıçta “Son Pişmanlık” adı verilmiş, ancak eserin basımı için bu ad “İntibah – Ali Bey’in Sergüzeştini Havidir” şeklinde değiştirilmiştir. Eserin birkaç baskısı, bu değişik adlarla gerçekleştirilmiştir. Bu roman Türk romanının batılı anlamda ilerlemesine katkıda bulunmuş, ilk edebi roman örneğimizdir.
  2. Cezmi: Namık Kemal’in ikinci romanıdır. 16. yüzyıl Osmanlı, Kırım, İran, tarihlerinden konusunu alan bu roman, İslam Birliği düşüncesini savunan tarihi bir romandır. Günümüze kadar, pek çok baskıları yapılmıştır

Tarihi Eserleri

  1. Bârika-i Zafer: İstanbul’un fethini anlatır. Sanatkarane nesirle yazılmış bir mensûredir.
  2. Devr-i İstilâ: Osmanlı İmparatorluğu’nun durumunu ve padişahların yaptıklarını özlü bir şekilde anlatır.
  3. Evrak-ı Perişan: Selahattin Eyyubi, Fatih ve Yavuz Sultan Selim gibi Türk İslam büyüklerinin hayat ve hizmetlerini ayrı ayrı biyografiler halinde “Teracim-i Ahval” başlığı altında toplar ve anlatır.
  4. Tercüme-i Hâl-i Emir Nevruz: İlhanlılar devri emirlerinden Nevruz’un biyografisini anlatır.
  5. Kanije: “Ahmet Nafiz” takma adıyla yayınlanan bu eser, Kanije kalesinin savunmasını ve Tiryaki Hasan Paşa’nın kahramanlığını dile getirir.
  6. Silistre Muhasarası: “Ahmet Nafiz” takma adıyla Silistre kuşatmasına katılmış olan bir subayın hatıralarına dayanarak yazılmıştır.
  7. Osmanlı Tarihi: Bu eser, daha sonra üç cilt halinde yayınlandı. Birinci cilt, Osmanlıların doğuşun, Ertuğrul, Osman ve Orhan Bey’lerle I. Murad dönemini; ikinci cilt, I. Beyazıt ve Fetret devrini, üçüncü cilt, Çelebi Sultan Mehmet ve II. Murad zamanını, dördüncü cilt, Fatih Sultan Mehmet’i anlatır.
  8. İslam Tarihi:

Tenkit ve Makaleleri

A) Kitap Halinde Basılmış Olanlar

  1. Tahrib-i Harabat: Ziya Paşa’nın Harabat adlı antolojisinin birinci cildini eleştiren bir eserdir. Ziya Paşa’nın eski edebiyatı savunan düşüncelerini, sert bir dille tenkit eder.
  2. Takib: Takib-i Harabat diye bilinen bu eserde, Ziya Paşa’nın Harabat’ının ikinci cildi eleştirir.
  3. İrfan Paşa’ya Mektup: İrfan Paşa’nın “Mecmua-i İrfan Paşa” adlı eserinde yeni edebiyat taraftarlarını tenkit etmesi üzerine yazılmıştır.
  4. Renan Müdafaanamesi: Fransız bilgini Ernest Renan’ın “İslam dini ilerlemeye engeldir” tezini çürütmek için yazılmıştır.
  5. Mukaddime-i Celâl: Namık Kemal’in yeni edebiyat, gazete, roman, tiyatro ve şiir hakkındaki düşüncelerini ortaya koyması bakımından değer taşır. Daha sonra “Celalettin Harzemşah” adlı tiyatro eseriyle birlikte yayımlanmıştır.
  6. Bahâr-ı Dâniş: Hintli Şeyh İnayetullah Kanbu’nun bu hikayesini, Namık Kemal Fransızca’dan dilimize çevirir ve başına bir önsöz yazar. Önsözde İran edebiyatının edebiyatımız üzerindeki olumsuz etkilerini inceler ve tenkit eder. bu nedenle eserin önsözü büyük bir önem taşır.
  7. Rüya: (Kahire,1898, 31 s.). Sembolik bir eserdir. Namık Kemal’in hürriyet özlemini anlatır.
  8. Cümle-i Müntahabe-i Kemal 
  9. Müntahabat-ı Tasvir-i Efkâr 
  10. Müntahabat-ı Tasvir-i Efkâr 
  11. Makalat-ı Müntenevvin 
  12. Edebiyat ve Siyaset 
  13. Makalat-ı Siyasiyye ve Edebiyye
  14. Talim-i Edebiyat Üzerinde Bir Risale

B) Dergi ve Gazetelerde Yayınlanmış Olanlar

  1. Lisân-ı Osmani’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazat-ı Şamildir 
  2. Me-prizon (Mes prisons) Muâhazesi

Ziya Paşa’nın Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

One thought on “Namık Kemal Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir